Shahrbanoo Sadat imzalı ‘İyi Erkek Yok’ gösterimde: İyi ABD-NATO var mı?

Çocuklara; elinde uzun namlulu tüfek, omzunda fişeklik olan ve kafası kayıp bir askerin üzerinde Kur’an’dan ayetin yer aldığı bir görüntünün altında “Allah’a itaatkâr olarak tanımlanan mücahitler”e adanmış Peştuca bir övgü yazısının olduğu, “mücahitler”in hükümete İslami kanunu dayatmak için mallarını ve canlarını feda edeceklerinin belirtildiği metinler okutuluyordu. 1996’da, Taliban’ın iktidara geldiği ilk dönemde bile bu kitaplar ağırlıklı olarak öğretim izlencesindeydi. Tüm dünyayı ateşin ortasına sürükleyen şimdilerin ABD Başkanı Donald Trump’ın “suç örgütü” haline geldiğini, “onarılamaz” olduğunu düşündüğü ve kapattığı USAID’in Orta Asya Görev Gücü’nün kitap inceleme sorumlusu Chris Brown, söz konusu kitaplar hakkında “Sovyetler Birliği’ni yerden yere vuran bu kitapları görmekten son derece memnunduk” diyordu… (ABD’den Cihadın ABC’si, Joe Stephens-David B. Ottaway, The Washington Post, 23 Mart 2002. https://www.washingtonpost.com/archive/politics/2002/03/23/from-us-the-abcs-of-jihad/d079075a-3ed3-4030-9a96-0d48f6355e54/)

1978-1992 yılları arasında, Nisan Devrimi’nin hemen ardından kurulan ve sosyalizan bir karakteri olan Afganistan Demokratik Cumhuriyeti’nde; evrensel eğitim sisteminin kabulü, toprak reformu ve kadınlara eşit haklar tanınması gibi bazı yenilikler görülse de, Afganistan Demokratik Halk Partisi içindeki çekişmeler, Sovyetler’in müdahalesi, “Afgan-Sovyetler Savaşı” derken süreç 1989’da Sovyetler’in çekilişine, 1992’de Afganistan İslam Devleti’nin kurulmasına, 2001’de ABD’nin Afganistan’ı işgaline, 2021’de de ABD’nin çekilişiyle yeniden Taliban’ın iktidarına uzanmıştı…

Tüm bunlar niçin yazıldı?

POPÜLER KÜLTÜRE İYİ BİR ÖRNEK

İran’ın Tahran kentinde doğmuş Afgan bir film yapımcısı ve yönetmeni olan Shahrbanoo Sadat’ın, 76’ncı Berlin Film Festivali’nin açılış filmi ve 45’inci İstanbul Film Festivali’nin özel gösterimlerinden biri olan “İyi Erkek Yok” (No Good Men) filmi, 3 Temmuz’da MUBI’de gösterime girdi.

Sadat, 2001’de ABD işgalinin ardından Taliban’ın düşmesiyle Afganistan’ın merkezindeki ailesinin köyüne taşınmış, 18 yaşında Kabil Üniversitesi’nde Sinema Bölümü’ne kaydolmuş. Kabil’deki önemli özel televizyon kanallarından biri olan Tolo TV’de çalışmaya başlamış.

Film, Sadat’ın birlikte çalıştığı yazar ve oyuncu Anwar Hashimi’nin 800 sayfalık yayımlanmamış otobiyografik yazıları ile Sadat’ın yaşamından esinlenerek beyazperdeye aktarılan beş filmlik serinin üçüncüsü (Wolf and Sheep, 2016; The Orphanage, 2019).

İyi Erkek Yok, Kabil TV’de gündüz kuşağında yayımlanan bir kadın programının kameramanı, evli ve çocuklu ancak boşanma aşamasında olan Naru (Shahrbanoo Sadat) ile kanalın cevval haber muhabiri, evli ve çocuklu Qadrat’ın (Anwar Hashimi) yollarının kesişmesiyle Afganistan’da iyi erkek var mı, yok mu sorusunun yanıtını arıyor. Erkek egemen ve katı dini kuralların yoğun yaşandığı bir toplumda bir kadın olarak ayakları üzerinde durmaya çalışan Naru’nun feminist mücadelesi, yer yer didaktik bir izleğe kaysa da romantik komedi bir tonla dengeleniyor. The Orphanage’daki Bollywood esintilerini müzik kullanımı olarak bu filmde de sürdüren Sadat, 2021 öncesindeki “Afganistan İslam Cumhuriyeti” döneminin politik ve toplumsal çelişkilerini; cinsellik ve toplumsal cinsiyet politikalarıyla harmanlayarak bir dönem fotoğrafı yansıtmak istiyor.

Almanya, Fransa, Norveç, Danimarka, Afganistan yapımı film, kadınların sosyal hayatta erkeklerle eşit şartlarda yaşayabileceğini muştulamak isterken, “kötü” erkekliğin toplumsal ve politik bir düzenin yarattığı olgu olarak görüyor ve “iyi erkek”liğe kapı aralıyor. Bunu romantize etmeden, farklı gerçeklikleri de ortaya koyarak yapıyor. Film, popüler kültürün “iyi bir örneği” olarak, izleyicilerine boşa gitmeyecek 1 saat 40 dakika sunuyor.

Ancak…

ELEŞTİRİDEN KAÇINMA

Filmde güldürü olarak en yüksek nokta (ön bilgi içerir), ABD’den gelen Anita’nın (Torkan Omari), boşanma aşamasındaki Naru’ya vibratör hediye etmesi. Akla ilk gelen Afganistan fotoğraflarının tam tersine cüretkâr giyimi ve tarzıyla Anita, “özgürlükler ülkesi Amerika”nın bir temsili. “Vatandaşlarını yurtdışında kaderine terk etmeyen süper güç ABD”nin bir yansıması…

Yazının başındaki Soğuk Savaş özetinine geri dönelim: Nisan Devrimi sonrası iç karışıklıkları sürekli körükleyen, okul çoçuklarına Sovyetler’e karşı direnişi özendirmek için milyarlarca dolar harcayan ve Afgan halkını Taliban’ın vicdanına terk eden, 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler saldırısından sonra yurtlarını işgal eden, yağmalayan, 20 yıl sonra yine Taliban’ın vicdanına bırakan ABD ve onun jandarması NATO’ya karşı, tek bir cümle, tek bir sekans dahi olmaması, Anita’nın bir ABD güzellemesi olarak karşımızda belirmesi, insanı biraz düşünmeye sevk ediyor.

Sadat, The Orphanage’da, Afganistan Demokratik Cumhuriyeti döneminde, Sovyet denetimindeki yetimhanedeki çocukların, Moskova’ya gittiklerinde satrançla ve bilgisayarla tanışmasını gerçekçi bir tonda gösterirken, eleştirel yaklaşımını da yansıtmıştı. Filmin sonunda Sovyetler’in çekilmesiyle bir ülkenin cihatçılara terk edilmesini özgün anlatısıyla seyirciye aktarsa da, İyi Erkek Yok’taki bu “eleştiriden kaçınma” tercihi, sanki ABD’nin Afganistan’a bir Ortadoğu tatiline gelmiş izlenimini uyandırıyor.

ABD’nin bitmek tükenmek bilmeyen Soğuk Savaş stratejisiyle yıllar boyu NATO eliyle ölüm dağıtması, Sadat’ın kadrajına pek yansımıyor.

İyi erkek vardır mutlaka ama iyi ABD ve NATO var mı, şu günlerde daha da gür bir sesle sormak gerekiyor.

The post Shahrbanoo Sadat imzalı ‘İyi Erkek Yok’ gösterimde: İyi ABD-NATO var mı? first appeared on Kilis Egitim.

Author: Zeynep Yıldız